|
HELESA

Helesa, etimolojik olarak antik
Yunancadaki deniz kelimesinden gelmektedir.
Bugün Karadenizde varolan birçok kültür
içerisinde hem birlikte çalışmayı hem de
paylaşmayı yüksek sesle dile getirmek için
kullanılan bir nidadır. Deniz kadar engin
Karadeniz kültürlerini paylaşmanın ifadesi
olarak grubumuza bu ismi seçtik.
Helesa Dans ve Müzik Grubu olarak yöre
kültürlerinin derlenmesi, incelenmesi ve
icra edilmesine yönelik çalışmalarımıza 2000
yılında başladık. Yöredeki kültürel
zenginliği hakettiği ciddiyetle icra etmeyi
hedefleyen grubumuzla, kültürel ve folklorik
çalışmalara öncelik vererek üç yıl boyunca
yörede derleme çalışması yaptık. Bu üç yıl
boyunca grubun sahne çalışmalarını sınırlı
tutmamızın ardında da derleme ve araştırma
çalışmalarına öncelik vermemiz yatmaktadır.
Bu çalışmaları yaparken, bir yandan içinde
doğup büyüdüğümüz kültürümüzün içtiğimiz su
kadar bize yakın olduğunu ama daha da
önemlisi binyıllarla ifade edilen tarihi
birikimiyle görünenden, yaşanandan ve hatta
düşünülenden çok daha derin ve geniş
olduğunu öğrendik. Uzun lafın kısası,
Karadenize baktığımızda, aslında
binyıllardır buraya akmakta olan derelerin
taşıdığı suları gördüğümüzü farkettik. Bu
büyük tarihsel birikimin üstünde yüzüp içine
dalmamanın büyük bir saygısızlık olacağına
kanaat getirdik. Üstelik kültürümüzün ölü ya
da müzelik bir kültür olmadığı ve bugün hala
yaşatılmaya çalışıldığı gözönüne alındığında
kültürümüze yüzeysel bir yaklaşımın sadece
tarihe değil bugüne ve geleceğe de büyük bir
saygısızlık olacağı gün gibi açıktır. Halen
devam etmekte olan derleme ve araştırma
çalışmalarımızı sahneye taşımamızın ana
sebebi de budur. Kültürümüzü öğrenmenin,
öğrendiklerimizi yaşamamızın ve
yaşadıklarımızı paylaşmamızın birbirinden
ayrı düşünülmesi de mümkün değildi.
Kültürümüzün popülerleşmeye ve
medyatikleşmeye başladığı bir döneme denk
gelen sahne çalışmalarımızda, yörede zaten
popüler olan türküleri icra etme
kolaycılığına kaçmadan, kültürümüzün
hakettiği emeği vererek icra etmeye özen
gösterdik. Neden daha sık sahneye
çıkmadığımızı soranlara, hem gerçekten
paylaşmaya değer ürünler üretmenin hem de
bunları hakkıyla icra edecek ortamları
bulmanın o kadar kolay olmadığını söylemek
durumundayız. Bugün Türkçe, Lazca, Hemşince,
Pontus Rumcası, Megrelce ve Gürcüce türküler
içeren repertuarımızı ve yorumlarımızı
geliştirmek konusunda çalışmalarımıza devam
ediyoruz. |